başvurmak

-e
1. 请教于, 求助于, 倾诉于, 援引: O bilmedıği konuları öğrenmek için ablasına başvuruyor. 他向她姐姐请教不懂的问题。Ben birkaç gündür arıyorum, birkaç yerlere başvurdum, boş çıktı. 我找了好几天, 问了好多地方, 但毫无结果。
2. 请示: bir sorunun çözümü için amirine \başvurmak 就某个问题的解决向领导请示
3. 申请: Köylerine okul yapılması için valiliğe başvurdular. 他们向省里申请在村里办学。
4. 向…叩头, 乞求
5. (鱼)咬钩, 上钩

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • başvurmak — e 1) Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek 2) Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak 3) Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şiddete başvurmak — kaba kuvvet kullanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yoluna sapmak — başvurmak Hile yoluna saptı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tevessül etmek — başvurmak; kalkışmak; girişmek …   Hukuk Sözlüğü

  • allem — is. Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak anlamıyla allem etmek kallem etmek deyiminde geçen bir söz İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başvurma — is. Başvurmak işi, müracaat Bunu sağlamak için her çareye başvurması bundandır. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalışmak — nsz 1) Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak Bu eser için üç yıl çalıştım. 2) Herhangi bir iş üzerinde olmak 3) İşi veya görevi olmak, bulunmak Kışları onun mandırasında çalışıyor. H. Taner 4) Makine veya aletler işe yarar… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • davalaşmak — nsz Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eselemek beselemek — nsz Kandırmak için her türlü yola başvurmak, allem etmek kallem etmek Eseledi beseledi, bizi kandırdı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gezmek — nsz, er 1) Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek Tek başına buralarda gezdiği hâlde aradığını bulamıyordu. O. C. Kaygılı 2) Bir yerde dolaşmak, yürümek Kunduralarını çıkarır, satar, yalın ayak gezerdi. S. F.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.